|
KATILIMCI
GÖRÜŞLERİ
Bu yıl ilk kez 34. AYMOD ile aynı yerde ve aynı zamanda
gerçekleştirilen Saraciye Fuarı’na katılan firmalar bu yeni
oluşumdan ve iki fuarın bir arada yapılmasından hoşnutlar.
Beklentileri ise daha çok yabancı ziyaretçi... Zaman içinde
fuarın daha da büyüyeceğine ve salonların ayrılacağına
inanıyorlar.
SMS Çanta- İ. Recep Yaygan
Bu birçok denemeden sonraki ilk saraciye fuarı. Uzun vadeli
düşünürsek kötü geçen bir fuar olmaz aslında, fuarlar firmalar
için yararlıdır. Bazıları hemen sonuç verir, bazıları daha
sonra. Ön yargılı olup, ben iş yapamadım diye hezeyana
kapılmak doğru değil. Bir işe Türk gibi başlamak, Alman gibi
çalışmak, İngiliz gibi bitirmek lazım. İyi bir şey Türk gibi
başlamak, istek ve arzuyla. Türk gibi başlayıp, Alman gibi
çalışıp, İngiliz gibi bitirirsek fuarlardan mutlaka uzun
vadede fayda görürüz. Bunu da söylerken 1951 yılında ilk fuara
katılmış bir firma olarak söylüyorum, artık sayısını bile
hatırlamıyorum katıldığımız fuarların.
Bu saraciyecilerin ayakkabı firmalarıyla birlikte katıldığı
son yıllardaki ilk fuar. 10-20 sene öncesine gidersek yine
birkaç defa daha denendiğini görebiliriz. Ama o zaman
saraciyeciler bu kadar istekli ve arzulu değillerdi. Şimdi
onlar da bu fuarın faydalarını görüyorlar. Kendi başımıza da
denedik fuar yapmayı yakın tarihe kadar, ama gördük ki
olmuyor. Hem katılımcı hem de ziyaretçi sayısı azdı bu yüzden
de başarısız olduğunu söyleyebilirim. Ama bu fuarda
görmekteyim ki hiç değilse ayakkabıcılarla- birçok ayakkabı
mağazasında hem çanta bavul, hem ayakkabı satıldığı için-
müşterek bir faydada buluşabiliyoruz. Ayakkabı ve çanta
sektörünün imalatta da ortak noktaları var. Akrabayız ayakkabı
sektörüyle, ama kayınço falan demeyeceğim çünkü kan bağımız
var, kız kardeşler gibiyiz. Bu yüzden de iki fuarın birlikte
yapılmasına taraftarız. Gönül ister ki bir gün ayakkabıcılar
“Siz bizi rahatsız ediyorsunuz, yer bulamıyoruz sizin
yüzünüzden” desinler, biz de diyelim ki o zaman kendi
fuarımızı kuralım, o kuvvete gelelim, tek başımıza fuar
yapabilecek hale gelelim. Emeklemekten kurtulalım, kendi
ayaklarımızın üstüne basarak yürümeye başlayalım.
Nurhan Çanta- Agop Taşkın
İki fuarın bir arada olması iyi ama çantayla ayakkabı grupları
ayrılsa daha iyi olur, bir salonda yalnız çanta olsa mesela.
Ya da bir tarafta yalnız üretici çantacılar, bir tarafta da
yalnız ithal çantacılar diye ayrım yapılsa daha iyi olur. Biz
imalatçı bir firmayız. 10 yıldır yurtiçinde fuara katılmadık,
Saraciye Fuarı’na katılmamız iyi de oldu aslında, en azından
müşterilerimiz memnun oldu bizi fuarda görmekten. İç piyasada
genelde bütün firmalar bizi tanıyorlar ama ürünlerimiz onları
aşıyor, insanların alım gücünü aşıyor. Biz daha çok kaliteyle
uğraşıyoruz. Kaliteye önem veriyoruz ve yurtdışı bağlantıları
yapmaya çalışıyoruz bizim hedefimiz her zaman daha çok
ihracat.
Fuarda biz iç piyasadan çok yurt dışından müşteriler
bekliyorduk ama maalesef yurtdışı müşterisi az.
Meb Deri- Vedat Menda
Fuar iyi geçti. Biz uzun senelerden sonra ilk defa geri dönüş
yaptık AYMOD’a ve iyi ki katılmışız.
Bizim şemsiyemizin altında 3 isim var; biri kendi üretimimiz
olan Meb Deri, diğeri Türkiye’de mümessili olduğumuz Fransız
markası Longchamp, üçüncüsü de yeni ithalatına başladığımız
Alman valiz ve seyahat grubu Titan. Titan’la çok iddialıyız
çünkü gerçekten çok kaliteli bir ürün ve çok daha makul
fiyatları var.
İki fuarın birlikte olması sanki biraz İtalya’daki fuarları
andırıyor; Mipel-Micam gibi. Saraciye bölümünde epey yoğunluk
var, gerçi ayakkabı bölümünü çok daha yoğun gördüm, fark
edilebilir derecede büyük bir insan yoğunluğu var orada. Ama
buraya da gerçekten ilgili kişiler geliyor, hiç oturmadık
diyebilirim, çok yoğunduk. İki sektör de birbirini tamamlıyor
ve biz Saraciye Fuarı’nın büyümesi için tüm enerjimizi
vereceğiz. Yeni projelerimiz var, zaten üretim konusunda Meb
Deri 20 senedir en kaliteli malı üretmek için elinden geleni
yapıyor. Bugüne kadar daha çok dış piyasa ve ihracata
eğiliyorduk, bu hala devam ediyor. Fakat bunun yanında yurt
içinde de müşterilerimiz bizi markalaşmaya ve sesimizi
çıkarmaya itiyor. Neden yoksunuz diyorlardı biz de peki dedik
ve katıldık.
Modesso Çanta- Rüstem Ergül
Fuar bizim için gayet güzeldi, bir sorun yok, her şeyden
memnunuz diyebiliriz. Saraciye Fuarı’nın Ayakkabı Fuarı’yla
birlikte yapılması olumlu sonuçlar yarattı, çünkü bu iki
sektör birbirini destekleyen, birbirine paralel sektörler.
Scala Deri- Suat Çubuk
Saraciye Fuarı’nın Ayakkabı Fuarı ile birlikte olmasından çok
memnunuz, hatta buna deri konfeksiyonun da dahil olmasını
istiyoruz; İtalya’daki Mifur, Micam, Mipel gibi. Bu üç paralel
sektör toplu halde olursa fuarın daha başarılı olacağına
inanıyorum. İleriki dönemlerde deri konfeksiyon, ayakkabı ve
saraciyenin kesinlikle bir arada olması gerek.
Fuarda yabancı müşteri sayısı azdı. İç piyasada zaten bizi
bilen biliyor. O bilenlerin haricinde gelenler de zaten çok
verimli olmayan firmalar. Burada insanlara tasarımlarımızı
gösterdik ve tasarımlarımız beğeni kazandı. Ama önemli olan
bunu uluslararası platforma taşıyabilmek. Bizim hedefimiz
ihracat. Biz zaten yurtdışıyla çalışıyoruz ama bunu
geliştirmek gerekiyor. Mart’taki Mipel Fuarına katılacağız,
orada daha güzel sonuçlar alacağımıza inanıyoruz.
Rino Deri- Yusuf
Fuarımız ilk kez yapılıyor ve gayet iyi geçti ama ziyaretçi
sayısı daha fazla olabilirdi. Kemer firmaları bir araya
toplansaydı ve daha çok kemer ve aksesuar firması fuara
katılsaydı sektör için çok daha iyi olurdu. Birbirine paralel
olan ayakkabı ve saraciyenin aynı çatı altında olması iki
sektör için de olumlu ama biraz önce de dediğim gibi bizim
sektörden daha çok katılımcı olsaydı daha iyi olurdu.
|