|
GALATA KULESİ’ NİN TARİHİ
Galata'yı korumak ve
Haliç'i gözlemek amacıyla yaptırılan kulenin tarihine ilişkin çeşitli
rivayetler bulunmaktadır. Ancak en güçlü rivayet,1216'da bölgeyi ele
geçiren Cenevizlilerin, bu kuleyi Bizanslılara karşı geniş surları olan bir
kale haline getirdikleridir. Bölgede deniz ticaretini elinde tutan
Cenevizliler, kuleyi Bizans İmparatorluğu’na karşı savunma ve gözetleme
amacıyla kullanırlar. Fatih’in İstanbul’u kuşatmasında Bizans'ı destekleyen
Cenevizlilerin üssü de bu kuledir.
Öte yandan bazı
kaynaklar kuleyi Bizans İmparatorlarından Anastasius Dilazuz’un yaptırdığını
iddia ederken, bir diğer kaynak da 507 yılında imparator Zenon tarafından
yapıldığını söylemektedir.
Tepesindeki haç
işaretinden dolayı Cenevizlilerin "İsa Kulesi' adını verdikleri kule, Bizans
tarafından bir çok kez yıkılmak istenmişse de Cenevizlilerin direnişi
yıkımı engellemiştir.
İstanbul’un
fethinin ardından, Zaganos Paşa'nın buyruğuyla onarılan kuleye bir dizdar
tayin edilir. Bir rivayete göre Fatih Sultan Mehmet kulenin külahını
yıktırıp değiştimiştir. Galata surlarının baş kulesi olan Galata Kulesi,
1509 yılında İstanbul'u sarsan ve “Küçük Kıyamet” adı verilen deprem de
hasar görmüş, 2. Beyazıt'ın buyruğuyla Mimar Murat Bin Hayrettin tarafından
onarılmıştır.
Kule 15. yüzyılda
tersane deposu, 16. yüzyılda zindan, 18. yüzyılda yangın gözetleme kulesi
olarak kullanılmıştır. 1794 ve 1831 yıllarında tümüyle yanmış, 1875
fırtınasında ve 1894 depreminde zarar görmüş, ve 1960'lı yıllarda tepeden
tırnağa onarılmıştır. Kule, bodrumuyla birlikte 61metre yüksekliğinde ve 12
katlıdır. |